Kediler insanlardan farklı olarak gerçek etobur canlılardan. Hayatta kalabilmek için et yemek zorundalar, çünkü vücutları bazı temel besinleri bitkilerden elde edemez. Ancak yeni bir çalışmaya göre kedilerin kürklerindeki azot izotopları vegan beslenme biçimine benzerlik gösteriyor.
Araştırmacılar, hayvanların hangi besinleri tükettiğini anlamak için dokuları inceleyebiliyor. Viyana Üniversitesi Mikrobiyoloji ve Ekosistem Bilimi Bölümü’nden araştırmacılar, evcil kedilerin kürk ve bıyıklarında bulunan azot ve kararlı izotopları ¹⁵N ve ¹⁴N’yi, ayrıca marketlerde satılan kedi mamalarındaki azotu ölçtü. Daha sonra bu değerleri, farklı beslenme biçimlerine sahip insanların saçlarındaki azot izotoplarıyla karşılaştırdı. Sonuçlar Frontiers in Ecology and Evolution dergisinde yayımlandı.
Phys org’un haberine göre, çalışmanın ilk yazarlarından Viktoria Zechner, “Kedilerin tüylerindeki azot izotoplarını incelediğimizde, sonuçlar onların çoğunlukla bitki tüketmiş gibi görünmesine yol açtı. Bu da yalnızca hayvan tüylerine bakarak yapılan izotop analizlerinin bazen beslenme biçimi hakkında yanıltıcı olabileceğini gösteriyor.” dedi.
Besinden kürke giden proteinler
Azotun iki temel kararlı izotopu mevcut bunlar daha hafif olan ¹⁴N ve daha ağır olan ¹⁵N. Bu izotopların oranı δ¹⁵N olarak ifade edilir ve bir canlının besin zincirindeki konumunu belirlemek için kullanılır. Daha yüksek δ¹⁵N değerleri, besin zincirinde daha üst bir konuma işaret eder. Ancak hayvanların yediği besinlerdeki azot izotop değerleri ile dokularındaki değerler genellikle birebir aynı değil. Bu fark, “trofik ayrım faktörü” (TDF) olarak adlandırılır.

Düşük bir TDF, dokulardaki izotop imzalarının besin kaynağına çok benzediği anlamına gelir. Hayvanlarda ortalama TDF değeri genellikle binde 3 ila 5 arasında.
Araştırma ekibi, evde yaşayan ve ticari mamalarla beslenen 35 evcil kediden alınan tüy örneklerini kullandı. Ayrıca 14 kediden bıyık örnekleri de toplandı.
Paralel bir çalışmada, farklı beslenme biçimlerine sahip 653 insanın saç örnekleri incelendi. Çalışmaya dahil edilen tüm ticari kedi mamalarının ortalama izotop değeri belirlendi. İnsanlarda ise izotop değerleri; vegan, vejetaryen ve omnivor beslenme biçimlerine göre sınıflandırıldı. Ardından kedi ve insan saçları arasındaki izotop farkları karşılaştırıldı.
‘Vegan’ etoburlar
İnsan saçında δ¹⁵N değerleri beslenme biçimine göre belirgin şekilde farklılık gösterdi; omnivorların ortalama değeri yaklaşık 8,8‰ iken, bu değer vejetaryenlerde 8,2‰, veganlarda ise 7,2‰ olarak ölçüldü. Kedilerin tüy ve bıyıklarındaki δ¹⁵N değerleri ise veganlara daha yakın çıktı ve sırasıyla yaklaşık 6,6‰ ve 6,5‰ olarak belirlendi. Karışık insan beslenmesinde ortalama δ¹⁵N değeri 4,1‰ iken, kedi mamalarında bu değer yaklaşık 5,0‰ idi.
Araştırmacılar, insan ve kedi besinleri ile dokuları arasındaki ¹⁵N zenginleşmesini dikkate aldıklarında, kedilerde TDF değerinin yaklaşık 1,6‰ ile oldukça düşük olduğunu; bunun insan omnivorlarında ise yaklaşık 4,7‰ olduğunu buldu.

Kediler, et ağırlıklı beslenmelerindeki proteinleri son derece verimli şekilde kullanır. Araştırmacılara göre, kediler, kendi vücutlarındaki aminoasit yapısına çok benzeyen yüksek kaliteli et proteinleri tükettikleri için, bu aminoasitleri neredeyse hiç izotopik değişim olmadan doğrudan tüy proteinlerine (keratin) aktarabilir. Bu nedenle kedilerin tüyleri, et tüketiminin yol açtığı birçok kimyasal ve izotopik değişimi yansıtmaz. İnsanlar ve diğer hayvanlar — ister etçil ister vegan olsun — proteinleri çok daha az verimli işler, bu da saçta daha yüksek azot izotopu zenginleşmesine yol açar.
Çalışmanın bir diğer ilk yazarı Hannah Riedmüller, “Bu, kedilerin vegan gibi beslendiği anlamına gelmiyor ancak etoburların izotop imzalarına dair uzun süredir kabul edilen varsayımları sorgulatıyor.” ifadesini kullandı.
Düşük δ¹⁵N değerlerinin her zaman bitki temelli beslenmeye işaret etmediğini; bunun besin bileşimi ya da metabolik verimlilik gibi faktörlerden de kaynaklanabileceğini gösteriyor.
Kıdemli yazar Dr. Wolfgang Wanek ise, “Beslenme kalitesini, organizmanın gereksinimleri ve vücut bileşimiyle ilişkili olarak daha iyi tanımlayabilmek için, kolay ölçülebilen güvenilir göstergelerin bulunması şart.” dedi. Buna rağmen, kedilerde düşük trofik ¹⁵N zenginleşmesinin ve dolayısıyla düşük TDF’nin altında yatan fizyolojik mekanizmalar henüz bilinmiyor. Çalışma yalnızca tüy ve bıyıklara odaklandı; kan, kas ya da kemik gibi izotop çalışmalarında sıkça incelenen diğer dokularda da benzer şekilde düşük TDF değerlerinin görülüp görülmeyeceği henüz net değil.

