Ana SayfaNedenArkeolojiPhaleron Mezarlığı’nda bulunan prangalı erkekler yerel halktanmış

Phaleron Mezarlığı’nda bulunan prangalı erkekler yerel halktanmış

Arizona State Üniversitesi ve Yunanistan Kültür Bakanlığından araştırmacıların yürüttüğü yeni çalışma, 2016’da Phaleron Mezarlığı’ndaki Esplanada isimli toplu mezarda prangalarla birbirine bağlı bulunan yaklaşık 80 erkeğin sanılanın aksine yerel halktan olduğunu tespit etti.

2016’daki kazılarda milattan önce 7. ve 6. yüzyıllara tarihlenen üç toplu mezar ortaya çıkarılmıştı. Esplanada olarak adlandırılan bu mezarlarda yan yana üç paralel sıra halinde gömülmüş 79 erkeğe ait iskeletler bulundu ve bu bireylerin birçoğunun bileklerinde metal prangalar olduğu görüldü. O dönemde bu kişilerin kimlikleri üzerinde büyük tartışmalar yaşanmış ve ölenlerin halktan olmayan istilacı, korsan veya suçlular olduğu düşünülmüştü. 

Bu bilinmezliği çözmek için yürütülen çalışma, Arkaik Dönem Atina’sındaki toplumsal şiddeti, gelimekte olan devlet kontrolünü, elit  gruplar arasındaki güç mücadelelerini anlamak ve prangalı bireylerin gerçkete yere halktan olup olmadığını kesin olarak belirlemeyi amaçlıyor.  Antik Yunan tarihinde MÖ 8. yüzyıl ile MÖ 5. yüzyılın başı arasındaki evreyi kapsayan Arkaik Dönem; henüz yerleşik bir klasik demokrasinin bulunmadığı, polislerin (şehir devleti) kurulduğu, yazılı hukuk kuralları ve merkezi devlet otoritesinin henüz yeni şekillendiği bir dönem. 

İskeletlerin diş mineleri incelendi

Araştırmacılar, mezarlıktaki toplam 163 bireyin nerede doğup büyüdüğünü ve göç geçmişini belirlemek için diş minesindeki stronsiyum izotop oranlarını inceledi. İncelenen örneklerin 66’sı, toplu mezarda yer alan prangalı erkeklere aitti. Doğada toprak ve kayalarda bulunan stronsiyum elementi, tüketilen yerel su ve besinler yoluyla doğrudan vücut dokularına geçiyor. Diş minesi oluştuktan sonra değişmediği için, bireyin çocukluk dönemini nerede geçirdiğini ve o bölgenin jeolojik yapısını gösteren kalıcı bir kimyasal imza işlevi görüyor.

Laboratuvar sürecinde diş minesi örnekleri, dış kirleticilerden arındırılmak amacıyla mekanik olarak temizlendi ve özel bir asit çözeltisinde sıvılaştırıldı. Kromatografi yöntemiyle diğer maddelerden ayrıştırılan stronsiyum elementi, atomik kütleleri son derece hassas ölçebilen gelişmiş kütle spektrometresi cihazlarıyla analiz edildi.

Elde edilen verileri değerlendirmek için iki farklı istatistiksel sınır yöntemi uygulandı. Analizler sonucunda, genel mezarlık popülasyonunun yüzde 95,7’sinin ve incelenen prangalı 66 erkeğin ise 64’ünün bölgenin yerlisi olduğu belirlendi. Bu bulgular, prangalı ölülerin yabancı korsanlar, paralı askerler veya dışarıdan gelen istilacılar olduğuna dair eski teorileri çürütüyor olabilir. 

Bulgular Arkaik Dönem Atina’sının toplumsal yapısına ışık tutuyor

Araştırmacılar bu bulgulara dayanarak mezardaki durumun toplumsal şiddetin dışarıdan gelen bir düşmana karşı değil, doğrudan Attika toplumunun ve fiziksel çevresinin birer parçası olan kendi yerel insanlarına yönelik olarak içeriye doğru uygulandığını yorumluyor. Uzmanların sunduğu tarihsel senaryolara göre bu yerli erkekler, Arkaik Dönem Atina’sında sıkça yaşanan elitler arası güç mücadelelerinde başarısızlıkla sonuçlanan bir darbe girişiminin kaybeden tarafı olabilir. Sunulan bir diğer olası senaryoya göre ise bu bireyler yeni kurulan devlet otoritesinin ve yasaların gücünü topluma göstermek amacıyla halka açık nir şekilde topluca infaz edilen yerel suçlular olabilirler. 

Sonuç olarak yeni çalışma, antik Akdeniz dünyasındaki yoğun göç hareketlerine kıyasla Arkaik Dönem Attika bölgesinde dışarıdan göçün oldukça sınırlı olduğunu gösteren tarihi kaynakları bilimsel olarak destekliyor. O dönemdeki ceza ile defin uygulamalarının toplumsal olarak nasıl müzakere edildiğini anlamayı sağlaması ise bir başka gelişme olarak gösteriliyor. 

Kaynak: Journal of Archaeological Science: Reports

Son İçerikler