Texas A&M Üniversitesi araştırmacıları, insan kaynaklı nöral kök hücre türevi ekstrasellüler veziküller (EV’ler; hücrelerin dış ortama saldığı, RNA ve protein taşıyan küçük zarla çevrili yapılar) içeren deneysel bir burun spreyinin yaşlı farelerde beyin yaşlanmasına bağlı iltihaplanmayı azaltabileceğini ve hafıza performansını iyileştirebileceğini öne sürdü. Journal of Extracellular Vesicles’ta yayınlanan çalışmaya göre, iki dozluk intranazal (buruniçi) uygulamanın haftalar içinde etki gösteriyor ve etki aylar boyunca sürüyor.
Çalışma, yaşlanmayla birlikte özellikle hipokampusta biriken kronik iltihabı hedef alıyor. Araştırmacılara göre bu düşük düzeyli kalıcı iltihap, bilişsel gerileme ve “beyin sisi” olarak tarif edilen tabloyla ilişkili bulunuyor. Bulgular şimdilik yalnızca preklinik modelde, yani yaşlı farelerde elde edilmiş olsa da, spreyin yaşa bağlı bilişsel düşüşe karşı yeni bir tedavi yolu için olabileceğini düşünülüyor.
Yaşlanan beynin iltihap döngüsü kırılabilir
Araştırmanın merkezinde, microRNA taşıyan ekstrasellüler veziküller yer alıyor. Bu biyolojik taşıyıcılar burun yoluyla verildiğinde beyin dokusuna ulaşıyor ve burada yaşlanmayla ilişkili iltihabı besleyen NLRP3 (NOD benzeri reseptör protein ailesin, prin domaini içeren 3) inflammazomu (inflammasome) ile cGAS–STING (sitoplazmadaki uygunsuz DNA’yı algılayıp doğuştan bağışıklık yanıtını tetikleyen temel bir yolak) sinyal yolunu baskılıyor. Etki, beynin bağışıklık hücrelerinde iltihap yükünü düşürürken nöronların işleyişini de destekliyor.
Çalışmada yalnızca iltihap belirteçleri gerilemedi. Ayrıca oksidatif stresin azaldığı, nöronların enerji üretiminde kritik rol oynayan mitokondrilerin yeniden işlev kazandığı ve beynin kendi onarım mekanizmalarının yeniden devreye girdiği görüldü.
Oksidatif stres, vücuttaki zararlı serbest radikaller (oksidanlar) ile bunları temizleyen antioksidanlar arasındaki dengenin, serbest radikaller lehine bozulması durumu olarak özetlenebilir. Bu dengesizlik, hücrelere, proteinlere ve DNA’ya zarar vererek doku hasarına, kronik hastalıklara ve erken yaşlanmaya neden olabilir.
Araştırmacı Madhu Leelavathi Narayana, spreydeki mikroRNA’ların beyindeki çok sayıda gen ve sinyal yolunu aynı anda düzenleyebilen ana düzenleyiciler gibi çalıştığını söylüyor.
İki dozluk tedavi
Davranış testleri de biyolojik bulgularla aynı yönde sonuç verdi. Tedavi verilen yaşlı fareler; tanıdık nesneleri ayırt etme, yeni nesneleri fark etme ve çevresel değişimleri algılama gibi hafıza testlerinde kontrol grubuna göre daha iyi performans gösterdi. Ayrıca etki dişi ve erkek farelerde benzer şekilde görünüyor.
Araştırmanın başyazarı Ashok Shetty, bulguların beyin yaşlanmasının geri döndürülemez olmadığını düşündürdüğünü söylüyor. Maheedhar Kodali de intranazal uygulamanın en güçlü yanlarından birinin, invaziv işlemlere gerek kalmadan doğrudan beyne ulaşabilmesi olduğunu vurguluyor.
ABD patent başvurusu yapılan yöntemin insanlarda güvenli ve etkili olup olamayacağı için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var. Bu nedenle mevcut sonuçlar, “tedavi bulundu” düzeyinde değil; ama yaşa bağlı bilişsel gerilemeye karşı güçlü bir preklinik sinyal olarak öne çıkıyor. Aynı yaklaşımın ileride demans riski, bilişsel yaşlanma ve hatta inme sonrası toparlanma gibi alanlarda da değerlendirilebileceği düşünülüyor.

