Ana SayfaNedenBiyolojiAkciğerleri alınarak hayatta tutuldu, nakille yaşama döndü

Akciğerleri alınarak hayatta tutuldu, nakille yaşama döndü

İlaca dirençli enfeksiyonların yol açtığı ve kan zehirlenmesiyle birlikte seyreden akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS), yoğun bakım ünitelerinde en yüksek ölüm oranına sahip hastalıklar arasında yer alıyor. Bu hastalarda devam eden sepsis ve dolaşım bozukluğu nedeniyle akciğer nakli çoğu zaman mümkün olmuyor.

Northwestern Üniversitesinde yürütülen yeni bir çalışmada, tıbbi olarak başka hiçbir tedavi seçeneği kalmayan bir hastanın iki akciğeri tamamen alınarak, vücut dışında çalışan özel bir yapay sistemle hayatta tutulduğu ve ardından başarılı bir akciğer nakline ulaştırıldığı bildirildi.

Ameliyat, grip enfeksiyonu sonrası akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) gelişen 33 yaşındaki bir erkek hastaya yapıldı. ARDS, akciğerlerde ani ve yaygın hasar oluşmasına neden olan, kandaki oksijen düzeyinin hızla düşmesiyle seyreden ve yoğun bakımda en ölümcül tablolardan biri olarak bilinen bir hastalık.

Bu hastada her iki akciğerde, antibiyotik tedavilerine yanıt vermeyen nekrotizan pnömoni gelişti. Nekrotizan pnömoni, enfeksiyonun akciğer dokusunu harap ederek adeta çürütmesi anlamına geliyor ve bu durumda akciğerin kendini onarma şansı ortadan kalkıyor.

ECMO bile yetmedi

Enfeksiyonun ilerlemesiyle hastada septik şok tablosu ortaya çıktı. Septik şok, enfeksiyona karşı vücudun verdiği aşırı yanıt nedeniyle damarların genişlemesi, tansiyonun tehlikeli şekilde düşmesi ve hayati organlara yeterli kanın gidememesiyle biliniyor. Hastaya mekanik solunum cihazı ve kanın vücut dışında oksijenlendirilmesini sağlayan ECMO desteği verildi. ECMO, kalp ve akciğerlerin görevini kısmen devralan ileri bir yaşam destek yöntemi olsa da, hastanın tansiyonu düşmeye devam etti ve dolaşım sistemi giderek çökmeye başladı.

Bu aşamada doktorlar, enfeksiyonun kaynağını tamamen ortadan kaldırmak amacıyla son derece radikal bir karar aldı. Hastanın iki akciğeri birden çıkarıldı. Bu işleme bilateral pnömonektomi adı veriliyor.

Normal şartlarda bu ameliyat yaşamsal olarak mümkün kabul edilmiyor. Çünkü akciğerler yalnızca oksijen alışverişinden sorumlu değil, aynı zamanda kalpten çıkan kanın dengeli şekilde dolaşıma katılmasını da sağlıyor. Akciğerler alındığında bu denge tamamen kayboluyor ve kalp-dolaşım sistemi ciddi risk altına giriyor.

Yapay akciğerle yaşam köprüsü

Hastanın yaşamını sürdürebilmesi için total yapay akciğer (TAL) sistemi devreye sokuldu. TAL, kanı tamamen vücut dışında oksijenlendiren ve akciğerlerin hem solunum hem de dolaşım üzerindeki düzenleyici görevlerini geçici olarak üstlenen özel bir sistem olarak tanımlanıyor.

Sistem sayesinde kalpten çıkan kan dengeli biçimde dolaşıma katılabildi. TAL desteğinin başlamasından kısa süre sonra hastanın tansiyonu düzeldi, hayati organlara giden oksijen miktarı yeterli seviyelere ulaştı ve septik tablo gerilemeye başladı.

Hasta bu yapay akciğer desteğiyle iki gün boyunca stabil şekilde hayatta tutuldu. Bu süre, enfeksiyonun kontrol altına alınması ve uygun donör bulunması açısından bir köprü oluşturdu. Ardından hastaya bilateral akciğer nakli yapıldı. Ameliyat sonrası süreçte ciddi bir komplikasyon gelişmedi. Hasta kısa sürede solunum cihazından ayrıldı ve taburcu edildi.

İki yıllık takip sonuçları, nakledilen akciğerlerin iyi çalıştığını, kalp-dolaşım fonksiyonlarının korunduğunu ve hastanın günlük yaşamını tamamen bağımsız şekilde sürdürebildiğini ortaya koydu.

Çıkarılan eski akciğer dokularının ileri moleküler analizleri ise hasarın geri döndürülemez düzeyde olduğunu gösterdi ve alınan cerrahi kararın tıbbi olarak doğru olduğunu doğruladı.

Kaynak: Med

Son İçerikler