ABD’deki SUNY Optometri Fakültesi’nde yapılan araştırmada, miyopluğun sadece telefon ya da ekran kullanımından kaynaklanmayabileceği; kapalı ortamlarda uzun süre yakına bakmanın da etkili olabileceği tespit edildi. Araştırmacılar, gözün ışığa verdiği tepkileri ve yakına odaklanırken nasıl değiştiğini inceleyerek miyopluğun nedenlerini daha iyi anlamayı amaçladı.
13 normal görüşe sahip, 21 miyopu olan kişinin yer aldığı çalışmada, katılımcıların göz tepkileri “negatif lens” adı verilen özel camlar kullanılarak incelendi. Bu lensler, kişi gerçekte yakına bakmasa bile gözü yakına odaklanıyormuş gibi zorlayarak göz kaslarının ve göz bebeğinin nasıl davrandığını gösteriyor.
Deney sırasında bir göz hedefe odaklanırken diğer göz kapatıldı, böylece gözün verdiği tepkiler daha net şekilde gözlemlendi. Araştırmacılar, yakına odaklanma sırasında göz bebeğinin küçüldüğünü ve retinaya ulaşan ışık miktarının azaldığını tespit etti. Retina, ışığı algılayıp beyne ileten gözün önemli bir bölümü olduğu için bu azalmanın uzun vadede göz yapısını etkileyebileceği düşünülüyor.
Deney sürecinde katılımcılara ekranda çok küçük hedefler gösterildi ve farklı ışık ile kontrast seviyeleri kullanıldı. Açık ve koyu kontrastlarda toplam 160 tekrar yapılarak gözün odaklanma davranışı ayrıntılı biçimde incelendi. Bu testlerde yüzde 1’den yüzde 100’e kadar değişen kontrast oranları kullanılarak, gözün zor görülen ve net görülen hedeflere nasıl tepki verdiği karşılaştırıldı. Araştırmacılar ayrıca gözün sağa-sola ve yukarı-aşağı bakış hareketlerini takip ederek odaklanma sırasında oluşan değişimleri analiz etti.
Açık hava göze yarıyor
Bulgular, kapalı ortamlarda ve özellikle düşük ışıkta uzun süre yakına bakmanın gözdeki ışık dengesini değiştirebileceğini ve bunun miyopluk gelişimiyle ilişkili olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanlarına göre dış mekanlarda daha fazla zaman geçirmek, güçlü doğal ışık sayesinde retinaya ulaşan ışığı artırarak koruyucu bir etki oluşturabilir.
Konuyla ilgili çalışmanın kıdemli yazarı Dr. Jose-Manuel Alonso “Bu kesin bir sonuç değil; ama çalışma, görme alışkanlıklarımızın, ortam ışığının ve gözün odaklanma biçiminin nasıl birlikte etkili olabileceğine dair test edilebilir bir açıklama sunuyor. Üstelik bu açıklama, ölçülebilen göz tepkilerine dayanıyor ve eldeki birçok bulguyu tek bir çerçevede topluyor. Daha fazla araştırma gerekiyor; yine de miyopluğu önleme ve tedavi etme konusunda yeni bir bakış açısı kazandırıyor.” diyerek araştırmanın miyopluğun nedenlerini tek başına açıklayan bir sonuç sunmadığını, ancak gözün ışıkla ve odaklanmayla olan ilişkisini yeniden düşünmeye yardımcı olabilecek önemli ipuçları verdiğini belirtti.
Araştırmacılar sonuçların kesin bir kanıt olmadığını, miyopluğun nedenlerini tam anlamak için daha fazla uzun vadeli çalışmaya ihtiyaç olduğunu da özellikle vurguluyor.
Kaynak: Cell Reports

