Ana Sayfaİş DünyasıDünyaGrönland’ın nadir toprak elementleri çıkarılabilir mi? 

Grönland’ın nadir toprak elementleri çıkarılabilir mi? 

ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ilhak etme hedefinin arkasında ülkenin sahip olduğu doğal kaynakların yattığı iddia ediliyor. Bu kaynaklar arasında; yeşil teknolojiler için hayati öneme sahip ancak üretimi ve sürdürülebilirliği son derece hassas olan lityum da yer alıyor. Nadir toprak elementleri (NTE) gibi kritik hammaddeler, değerli mineraller, metaller, petrol ve doğal gaz dahil olmak üzere çok büyük miktarda hidrokarbon da bulunuyor. 

Grönland’daki nadir toprak elementi içeren üç yatak, buz tabakalarının derinliklerinde yer alıyor ve hacim bakımından dünyanın en büyükleri arasında olabileceği tahmin ediliyor. Bu yataklar, küresel enerji dönüşümü için hayati öneme sahip bataryaların ve elektrikli bileşenlerin üretiminde büyük bir potansiyel sunuyor.

Grönland’ın hidrokarbon potansiyeli ve mineral zenginliği ise, Danimarka ve ABD tarafından madencilik faaliyetleri kapsamında araştırılıyor. ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’na göre, kuzeydoğu Grönland’ın karasal bölgesi (buzla kaplı alanlar dahil) yaklaşık 31 milyar varil petrol eşdeğeri hidrokarbon içeriyor. Yani, ABD’nin belgelenmiş ham petrol rezervlerinin tamamına yakın bir hacme eşdeğer. 

Bununla birlikte, Birleşik Krallık’ın neredeyse iki katı büyüklüğündeki Grönland’ın buzsuz alanları, adanın toplam yüzeyinin beşte birinden daha azını oluşturuyor. Bu da buz tabakalarının altında henüz keşfedilmemiş çok büyük doğal kaynak rezervlerinin bulunabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.

Hangi elementler bulunuyor? 

Grönland’ın kritik hammaddelerinin büyük bir bölümü volkanik geçmişine dayanıyor. Niyobyum, tantal ve iterbiyum gibi nadir toprak elementleri, magmatik kayaç katmanları içinde keşfedildi. 

Adadaki disprozyum ve neodimyumun buz altındaki rezervlerinin, gelecekte öngörülen küresel talebin yüzde 25’inden fazlasını karşılayabilecek düzeyde olduğu tahmin ediliyor. Bu iki elementin toplamı yaklaşık 40 milyon tona yaklaşıyor. İki element; rüzgar enerjisinde, temiz kara taşımacılığında elektrik motorlarında ve nükleer reaktörler gibi yüksek sıcaklık ortamlarında kullanılan mıknatıslarda vazgeçilmez öneme sahip. Ancak tedariği en zor nadir toprak elementleri arasında görülüyor.

Ayrıca, Grönland’ın doğal kaynak zenginliği, son 4 milyar yıl boyunca yaşanan çeşitli jeolojik süreçlerle de doğrudan bağlantılı. Dünyanın en eski kayaçlarından bazıları adada bulunurken, göktaşı kökenli olmayan, kamyon büyüklüğünde doğal demir kütleleri de tespit edildi. 

Grönland’ın NTE’leri çıkarılabilir mi? 

1970’lerde keşfedilen elmas içeren kimberlit “boruları” lojistik zorluklar nedeniyle bugüne kadar işletmeye açılmadı. Kurşun, bakır, demir ve çinko gibi metaller de karasal (çoğunlukla buzsuz) tortul havzalarda bulunuyor ama 1780 yılından bu yana yerel ölçekte ve sınırlı işletiliyor.

Jameson Land Havzası gibi Grönland’daki karasal tortul havzalar, Norveç’in hidrokarbon bakımından zengin kıta sahanlığına benzer şekilde, petrol ve gaz rezervleri açısından en büyük potansiyeli barındırıyor olabilir. Ancak maliyetlerin son derece yüksek olması, ticari keşif faaliyetlerini sınırlandırıyor. 

Grönland’da madencilik faaliyetlerinin başlamasının önündeki en büyük engel, sert çevre koşulları, temel altyapı eksikliği ve zorlu jeolojisi olarak görülüyor. Ülkede nadir toprak elementlerinin çıkarılıp işletilmesinin yıllar alabileceği, hatta hiçbir zaman mümkün olmayacağı iddia ediliyor. 

Bazı şirketler şansını denese de Grönland’da kayaların içindeki yaklaşık 1,5 milyon ton nadir elementi ortaya çıkarmaya yönelik girişimler çoğunlukla keşif aşamasının ötesine geçmiş değil.

Altyapı eksikliği konusunda, özellikle nüfusun yoğun olduğu ülkenin güneyindeki bölgelerde bile çok az yol var ve demiryolu halen yok. Elektriğin de yerinde üretilmesi ve uzman iş gücünün dışarıdan getirilmesi şart.

Grönland’ın büyük bölümünün yılın çoğunda buz tabakalarıyla kaplanması ve kuzey fiyortlarının donması gibi zorlu iklim koşullarının yanı sıra, nadir elementler genellikle “eudialyte” adlı karmaşık bir kaya türünde yer alıyor. Bu kaya türünden nadir elementleri karlı şekilde çıkarmayı başaran bir yöntemse henüz geliştirilmedi. Diğer ülkelerdeki bu elementler genellikle “karbonatit” denen kaya oluşumunda bulunuyor.  

Günümüzde tüm madencilik ve kaynak çıkarma faaliyetleri, 1970’lerden bu yana yürürlükte olan kapsamlı yasal çerçeveler aracılığıyla Grönland hükümeti tarafından sıkı biçimde düzenleniyor. Ancak ABD’nin Grönland’a ilgisi arttıkça, bu kontrollerin gevşetilmesi ve yeni arama, işletme ruhsatlarının verilmesi yönündeki baskıların da artması muhtemel görünüyor. 

Kaynaklar: The Conversation, Phys org

Son İçerikler