Ana SayfaYaşamSağlıkHareketsizlik yılda 5 milyondan fazla ölüme yol açıyor

Hareketsizlik yılda 5 milyondan fazla ölüme yol açıyor

Fiziksel aktivite çoğu zaman bireysel bir yaşam tarzı tercihi olarak görülüyor. Daha fazla yürümek, spor yapmak veya hareketli bir hayat sürmek genellikle kilo kontrolü ya da kalp sağlığıyla ilişkilendiriliyor.

Ancak Nature Medicine ve Nature Health dergilerinde yayımlanan üç yeni araştırma, fiziksel aktivitenin etkilerinin bundan çok daha geniş olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmalara göre fiziksel hareketsizlik her yıl dünya genelinde 5 milyondan fazla ölümle ilişkilendiriliyor ve insanların ne kadar hareket ettiği yalnızca bireysel sağlık değil, toplumsal eşitsizlikler ve hatta iklim politikalarıyla da yakından bağlantılı.

Küresel hareket eşitsizliği

Araştırmacılar 68 ülkeden elde edilen verileri inceleyerek fiziksel aktivitenin dünya genelinde nasıl dağıldığını analiz etti. Sonuçlar, hareket etme imkanının toplumlar arasında eşit olmadığını gösteriyor. Spor yapmak, koşmak veya yürüyüşe çıkmak gibi tamamen tercihe bağlı “boş zaman aktiviteleri” özellikle yüksek gelirli ülkelerde yaşayan varlıklı erkeklerde daha yaygın. Buna karşılık düşük gelirli ülkelerde yaşayan yoksul kadınlar bu tür aktivitelere çok daha az erişebiliyor. Araştırmaya göre iki grup arasındaki fark yaklaşık 40 yüzde puana kadar çıkabiliyor. Bu durum fiziksel aktivitenin yalnızca kişisel bir tercih değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal koşullarla şekillenen bir fırsat meselesi olduğunu gösteriyor.

Çalışma aynı zamanda insanların neden hareket ettiğine de dikkat çekiyor. Birçok düşük gelirli toplumda fiziksel aktivite spor veya egzersizden değil, zorunluluktan kaynaklanıyor. İnsanlar işe gitmek için yürümek zorunda kalıyor, uzun mesafeleri bisikletle kat ediyor veya fiziksel olarak ağır işlerde çalışıyor. Bu nedenle araştırmacılar yalnızca toplam hareket miktarına bakmanın yeterli olmadığını, hareketin hangi koşullarda gerçekleştiğinin de önemli olduğunu vurguluyor.

Araştırmaların ortaya koyduğu tabloya göre dünya genelinde her üç yetişkinden biri ve her on gençten sekizi Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği fiziksel aktivite düzeyine ulaşamıyor. Oysa düzenli hareket yalnızca kalp-damar hastalıkları ve obezite riskini azaltmakla kalmıyor; bağışıklık sistemini güçlendirebiliyor, enfeksiyon riskini düşürebiliyor, depresyon belirtilerini hafifletebiliyor ve bazı kanser türlerinde daha iyi sağlık sonuçlarıyla ilişkilendiriliyor.

İklim politikalarıyla da bağlantılı

Çalışmalar fiziksel aktivitenin çevresel etkilerine de dikkat çekiyor. Yürüyüş, bisiklet ve toplu taşıma gibi hareket biçimleri otomobil kullanımını azaltarak karbon emisyonlarını düşürebilir ve iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlayabilir. Ancak araştırmacılar iklim krizinin de fiziksel aktiviteyi etkileyebileceğini belirtiyor. Aşırı sıcak hava dalgaları gibi olaylar insanların dışarıda spor yapmasını veya yürüyüşe çıkmasını zorlaştırabiliyor.

Üçüncü araştırma ise fiziksel aktiviteyi teşvik etmeye yönelik politikaları inceledi. 200 ülkede hazırlanan 661 politika belgesinin analiz edildiği çalışmada birçok ülkenin fiziksel aktiviteyi artırmayı hedefleyen planlar geliştirdiği ancak uygulamanın sınırlı kaldığı ortaya çıktı. Politikalarda farklı devlet kurumları arasında yeterli iş birliğinin olmaması ve ölçülebilir hedeflerin eksikliği bu durumun başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.

Araştırmacılara göre fiziksel aktiviteyi yalnızca bireysel bir davranış olarak görmek bu sorunun çözülmesini zorlaştırıyor. İnsanların daha hareketli bir yaşam sürdürebilmesi için güvenli yürüyüş alanları, bisiklet yolları, erişilebilir spor alanları ve destekleyici şehir planlaması gibi daha geniş ölçekli politikalar gerekiyor. Uzmanlar, fiziksel aktivitenin sağlık, toplum ve çevre politikalarının kesişiminde yer alan bir konu olduğunu ve bu nedenle daha bütüncül bir yaklaşım gerektiğini vurguluyor.

Kaynak: Nature Medicine

Son İçerikler