Uzun süreli uzay yolculuklarında gıda sürdürülebilirliği büyük bir sorun olarak öne çıkıyor. Taze bitkiler, paketlenmiş gıdalara olan bağımlılığı azaltabilir ve besin çeşitliliği sağlayabilir. Bu bağlamda, ABD’deki University of Texas at Austin ve Texas A&M University araştırmacıları, Ay toprak simülanı kullanarak nohut yetiştirmeyi başardı. Bu, söz konusu ortamda nohutun ilk kez üretildiği deneysel bir çalışma oldu. Bulgular 5 Mart 2026’da Nature’da yayınlandı.
Araştırmada, nohut (Cicer arietinum) bitkileri, arbusküler mikoriza mantarları (AMF) ve kırmızı solucanlardan elde edilen vermikompost kullanıldı. AMF mantarları, bitkilerle simbiyotik ilişki kurarak besin alımını artırıyor ve ağır metal toksisitesini azaltıyor. Vermikompost ise Ay toprak simülanının yapısını iyileştirerek bitkilerin büyümesi için gerekli mikroorganizmaları ve besinleri sağlıyor.
Bitkiler, vermikompost ile karıştırılmış Ay toprak simülanı karışımlarına ekildi ve AMF ile aşılandı. Sonuçlar, simülantın %75’ine kadar nohut yetiştirilebildiğini gösterdi. Daha yüksek oranlarda ise bitkilerde stres ve erken ölüm gözlendi; ancak mantar ile aşılanmış bitkiler, mantarsız bitkilere kıyasla ortalama iki hafta daha uzun süre hayatta kaldı. Bu da simbiyotik mantarların stres koşullarında bitki sağlığı açısından kritik olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmacılar ayrıca, AMF mantarlarının köklerde kolonize olarak zor koşullarda bile yaşamını sürdürebildiğini belirtti. Bu durum, gerçek bir Ay ortamında mantarların tek seferlik ekimiyle uzun vadeli fayda sağlayabileceğine işaret ediyor.
Sırada güvenlik testleri var
Bilim insanları, üretilen nohutların besin değerini ve ağır metal içerip içermediğini inceleyerek güvenli bir gıda kaynağı olup olmadığını araştırıyor. Çalışma, NASA FINESST fonu ile desteklenmeye devam ediyor ve gelecekte Ay’da sürdürülebilir gıda üretimi için önemli bir temel oluşturuyor.
Bu araştırma, Ay toprağının biyolojik olarak dönüştürülebileceğini ve bitkilerin stres koşullarında bile ürün verebileceğini göstererek uzun vadeli uzay görevleri için umut verici bir adım niteliği taşıyor.
Kaynak: Nature

