Ana SayfaNasılNASA, Mars’taki “örümcek ağları”nı paylaştı

NASA, Mars’taki “örümcek ağları”nı paylaştı

Yaklaşık altı aydır NASA’nın Curiosity adını taşıyan Mars keşif aracı, “boxwork” adı verilen jeolojik oluşumlarla dolu bir bölgeyi keşfediyor. Yaklaşık 1 ila 2 metre yüksekliğinde alçak sırtlardan oluşan ve aralarında kumlu çukurlar bulunan bu yapılar, yüzey boyunca kilometrelerce uzanıyor. Boxwork yapılar, Kızıl Gezegen’in bu bölümünde yer altı sularının bilim insanlarının beklediğinden daha geç bir dönemde akmış olabileceğini düşündürüyor. Bu ihtimal, nehirler ve göller kuruyup Mars’ı donmuş bir çöle dönüştürmeden önce, mikrobiyal yaşamın milyarlarca yıl önce ne kadar süre hayatta kalmış olabileceğine dair yeni sorular ortaya çıkarıyor.

Uzaydan bakıldığında boxwork oluşumları dev örümcek ağlarını andırıyor. Yer altı sularının ana kayadaki büyük çatlaklardan akması ve geride mineraller bırakmasıyla açıklanıyor. Mineraller, zamanla sırtlara dönüşen bölgeleri güçlendirirken, mineralce zenginleşmeyen diğer kısımlar rüzgar tarafından aşındırılarak oyulmuş olabilir. Ancak Curiosity bölgeye ulaşana kadar, bu oluşumların yakından nasıl göründüğü tam anlamıyla bilinmiyordu. 

Boxwork oluşumlarının incelenmesi

Dünya’da da boxwork sırtları bulunmasına rağmen, bunlar nadiren birkaç santimetreden daha yüksek olur ve genellikle mağaralarda ya da kuru, kumlu ortamlarda görülür. Curiosity ekibi, Mars’taki oluşumları yakından incelemek için neredeyse bir ton (899 kilogram) ağırlığında, SUV büyüklüğündeki araca, genişliği yaklaşık kendisi kadar olan dar sırtların üzerinden ilerlemesi için komut gönderdi.

(NASA/JPL-Caltech/MSSS)

Bilim insanları için asıl zorluk, gezgin aracın tırmandığı 5 kilometre yüksekliğindeki Mount Sharp üzerinde böylesine geniş bir boxwork ağının nasıl oluştuğunu anlamak. Dağın her katmanı, Mars’ın değişen antik ikliminin farklı bir döneminde oluştu. Curiosity yükseldikçe, manzara suyun zamanla kuruduğunu ancak aralıklı olarak nehir ve göllerin yeniden canlandığı dönemlerin yaşandığını gösteriyor.

Houston’daki Rice Üniversitesinden Tina Seeger, “Bu kadar yüksekte boxwork görmek, yer altı su seviyesinin oldukça yüksek olması gerektiğini gösteriyor. Bu da yaşamı sürdürebilecek suyun, yörüngeden yapılan gözlemlerden düşündüğümüzden çok daha uzun süre var olmuş olabileceği anlamına geliyor.” dedi.

Önceki yörünge görüntüleri önemli bir ipucu sunmuştu; “örümcek ağlarının” üzerinden geçen koyu çizgiler. 2014’te bu çizgilerin, yer altı suyunun kaya çatlaklarından sızarak minerallerin yoğunlaşmasını sağladığı merkezi çatlaklar olabileceği öne sürülmüştü. Curiosity sırtları yakından incelediğinde, bu çizgilerin gerçekten çatlak olduğunu doğruladı ve bu hipotezi güçlendirdi.

Gezgin ayrıca “nodül” adı verilen yumrulu dokular keşfetti; bu yapılar geçmiş yer altı suyunun açık bir göstergesi ve Curiosity ile diğer Mars görevleri tarafından daha önce de gözlemlenmişti. Ancak beklenmedik şekilde, bu nodüller merkezi çatlakların yakınında değil, sırtların duvarları boyunca ve aralarındaki çukurlarda bulundu.

Seeger, “Nodüllerin neden bu konumlarda ortaya çıktığını henüz tam olarak açıklayamıyoruz. Belki de sırtlar önce minerallerle çimentolaştı, daha sonra gerçekleşen yer altı suyu akışları çevrelerinde nodüller bıraktı.” ifadesini kullandı.

Gezgin laboratuvar

Curiosity, NASA’nın Mars Bilim Laboratuvarı görevinin bir parçası olarak 26 Kasım 2011’de fırlatılan ve 6 Ağustos 2012’de Mars’taki Gale kraterinin içindeki Aeolis Palus’a iniş yapan keşif aracı. SUV otomobil büyüklüğündeki bu gezgin keşif aracı, Kızıl Gezegen’deki Gale krateri ve Aeolis Mons’u (Gale kraterinin zirve noktası) araştırıyor.

Curiosity’nin bilimsel çalışmalarının önemli bir bölümü, robotik kolunun ucundaki kaya öğütücü matkapla toplanan kaya örneklerine dayanıyor. Elde edilen toz, aracın gövdesindeki karmaşık bilimsel cihazlara aktarılıyor.

Kaynak: NASA 

Son İçerikler