Annals of Medicine & Surgery’da yayınlanan araştırma, lüsid rüyaların (berrak rüya) ruh sağlığını iyileştirebileceğini öne sürüyor. Lüsid rüya, kişinin rüya durumunda olduğunu fark etmesi anlamına geliyor. Bu farkındalık her zaman kontrolle birlikte olmayabiliyor. Lüsid kontrol rüyaları, hem farkındalık hem de iradi kontrol içeriyor ve kişi rüya içinde önceden kararlaştırılmış davranışları gerçekleştirebiliyor.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu (PTSD), kronik kabuslar ve Parkinson gibi klinik gruplar ile 18–45 yaş arası sağlıklı bireyleri içeren 38 hakemli araştırma incelendi.
Lüsid rüyanın gerçekliğine bakıldı
Çalışmalarda lüsid rüyanın objektif olarak kanıtlanması gerekiyordu. Değerlendirilen başlıca üç adet ölçüt bulunuyor. İlki; nörobiyolojik göstergeler, yani gamma, alfa, beta dalgaları; prefrontal ve parietal aktivasyon inceleniyor. İkinci olarak; terapötik kazanımlara bakılıyor. Kabus sıklığı, PTSD ve anksiyete skorları, motor ve bilişsel iyileşmeler bu grupta yer alıyor. Son olarak, dissosiyasyon ve uyku bozulması gibi güvenlik ve etik konular da dikkate alınıyor. Dissosiyasyon, kişinin hayal aleminde gibi yaşananlardan uzakta gibi hissetmesine deniyor.
Lüsid rüyaya girildiğinde beynin bazı bölgeleri, özellikle prefrontal korteks, daha aktif hale geliyor. Bu bölge planlama, karar verme, dürtü kontrolü, çalışma belleği ve odaklanma gibi temel işlevlerle ilişkili. Normal rüya sırasında ise genellikle 0.5-4 Hz aralığında oluyor. İncelenen bazı çalışmalarda lüsid rüya sırasında frontal bölgelerde yaklaşık 40 Hz civarında gamma bandı aktivitesinde artış görülüyor. Bu hızlı beyin dalgaları üst düzey düşünmeyle bağlantılı ve kişinin rüya gördüğünü fark etmesine yardımcı oluyor.
Bu farkındalık bir kontrol hissi yaratıyor. Araştırmacılar bu nedenle lüsid rüyanın kabuslar ve PTSD için bir tedavi yöntemi olarak kullanılabileceğini düşünüyor.
Gelecekte lüsid rüya herkesi iyileştirebilecek mi?
Araştırmacılar, lüsid rüya gören kişilerin rüya içerikleriyle yüzleşip onları değiştirebildiğini belirtiyor. Bu sayede PTSD yaşayan bireylerin travmatik anıları tekrar tekrar yaşama döngüsünü kırmalarına yardımcı olacak tedaviler geliştirilebileceğini vurguluyor.
Araştırmacılar makalelerinde şu ifadeyi kullanıyor: “Kanıtlar henüz erken aşamada olsa da lüsid rüya, kabusların azalması dahil olmak üzere PTSD ve anksiyete belirtileri için umut vadeden bir terapötik yaklaşım sunuyor. Nörobilimi ve öznel kontrol deneyimini birleştiriyor; bilimsel ve klinik potansiyelinin değerlendirilmesi için daha fazla fon ve kamu farkındalığı gerekiyor.”
Çalışmanın yazarları bulguların henüz başlangıç aşamasında olduğunu vurguluyor. Ancak gelecekte yapılacak araştırmaların, insanların klinik ortamdan bağımsız olarak evde kendi başlarına lüsid rüya deneyimini başlatmalarına yardımcı olacak giyilebilir teknolojileri inceleyebileceğini belirtiyor.
Kaynak: Annals of Medicine & Surgery

