Edinburgh’daki Heriot-Watt Üniversitesi araştırmacıları, kuantum interneti gerçeğe yaklaştıran bir çalışma yürüttü. Kuantum interneti, bilgiyi ışığın en küçük parçacıkları üzerinden taşıyan, bugünkü internetin ötesinde güvenlik ve işlem gücü sunabilecek bir teknoloji olarak görülüyor. Bunu hayata geçirmek, çok sayıda karmaşık fiziksel süreci aynı anda yönetmeyi gerektiriyor.
26 Kasım 2025’te Nature Photonics’te yayınlanan çalışma, bu zorluklardan birini aşmayı başardı. Natalia Herrera Valencia öncülüğündeki ekip iki ayrı kuantum ağını birbirine bağlayan ve toplam sekiz kullanıcıya hizmet verebilen bir prototip geliştirdi. Üstelik özel üretim maliyetli cihazlar yerine, 100 sterlinden ucuz bir optik fiber kullanarak gerçekleştirdi.
Kuantum ağlarının temeli “kuantum dolanıklık” kavramını anlamak, çalışmanın önemini görmek için kritik. Dolanıklık, iki parçacığın birbirine görünmez bir bağla bağlanması ve biriyle ilgili bir değişikliğin diğerinde de ortaya çıkması anlamına geliyor. Kuantum iletişim sistemleri bu özelliği bilgi güvenliği ve veri aktarımı için kullanmayı hedefliyor fakat dolanıklığı çok sayıda kullanıcı arasında doğru şekilde yönlendirmek son derece zor. Her kullanıcıya ayrı bir kanal açmak yerine aynı ağ üzerinden istenen kullanıcılara dolanıklık göndermek için esnek ve yönetilebilir bir sisteme ihtiyaç var.
Işığın düzensiz ilerleyişi avantaja dönüştü
Heriot-Watt ekibinin yaptığı yenilik tam olarak bu noktada işe yarıyor. Normalde optik fiberin içinde ışık düzensiz biçimde ilerler, yüzlerce iç kanaldan sekerek karmaşık bir yol izler. Araştırmacılar bu karmaşayı bir dezavantaj olarak değil, programlanabilir bir özellik olarak kullandı. Fiberin girişine verilen ışık özel biçimde şekillendirildiğinde, fiberin içindeki düzensiz saçılma düzenli bir devre gibi çalışmaya başlıyor. Böylece fiber, kullanıcılar arasında istenen bağlantıları kurabilen ve bunları hızla değiştirebilen bir yönlendiriciye dönüşüyor.
Bu sistemin en önemli yönü aynı anda birden fazla kullanıcıya hizmet verebilmesi. Klasik internette tek bir kablodan birden çok veri akışı geçmesini sağlayan “multiplexing” yöntemine benzer bir teknik burada kuantum seviyesinde uygulanıyor. Araştırmacılar ilk kez iki ağ arasında dört kullanıcıya eşzamanlı dolanıklık aktarımı yapmayı başardı. Bu, kuantum interneti için hem esneklik hem de ölçeklenebilirlik açısından önemli bir eşik anlamına geliyor.
Araştırmacılara göre bu gelişme yalnızca iletişim teknolojileri için değil, kuantum bilgisayarların geleceği için de önemli. Tek başına devasa bir kuantum bilgisayarı inşa etmek bugün hala çok zor. Bu yüzden birçok küçük kuantum işlemcisinin birbirine bağlanarak büyük ve güçlü bir sistem oluşturması hedefleniyor. Geliştirilen ağ, tam da bu tür bir yapının temeli olabilecek yeteneklere sahip. Araştırmacılar bu prototipin mevcut fiber altyapısıyla uyumlu olması sayesinde gelecekte küresel çapta bir kuantum iletişim ağına dönüştürülebileceğini düşünüyor.
Kaynak: Nature

