Ana SayfaYaşamSağlıkBekarlığın uzaması psikolojiyi etkiliyor 

Bekarlığın uzaması psikolojiyi etkiliyor 

Medya, bekarlığı giderek artan bir şekilde “kendinle ortaklık”, “tek başına yaşam” ve “sologami” (kendi kendine evlilik) ve gibi ifadelerle, bekarlığı insanların güçlenmesinin en büyük faktörü olarak yansıtıyor. Birçok genç yetişkin bir ilişkiye bağlı kalamayacaklarını düşünerek bekarlığı tercih ediyor. Ancak bekarlığın ruh hali üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmalar oldukça sınırlı. 

Zürih Üniversitesi’nin (UZH) liderliğindeki araştırmacılar, uzun süreli bekar kalmanın insanların mutluluk düzeyi üzerindeki etkisini inceledi. Araştırmacılar, çalışmanın başında hiç romantik ilişki deneyimi olmayan Almanya ve Birleşik Krallık’tan 17 bin 390 gencin verilerini değerlendirdi. Katılımcılar, 16 ila 29 yaşları arasında her yıl anket doldurarak takip edildi.

Makale, Journal of Personality and Social Psychology’de yayımlandı.

Eğitim seviyesi ve kimle yaşadığınız bekarlığı etkiliyor

UZH Psikoloji Bölümü’nde kıdemli araştırmacı Michael Krämer’in liderliğindeki araştırmacılar, hangi genç yetişkinlerin daha uzun süreler boyunca bekar kalma olasılığının daha yüksek olduğunu inceledi. Analiz; erkeklerin, daha yüksek eğitim düzeyine sahip kişilerin, mevcut mutluluk seviyesi daha düşük olanların, yalnız yaşayan veya ebeveyniyle yaşayan kişilerin ortalama olarak daha uzun süre bekar kalma olasılığının daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Phys org’un aktardığına göre, Michael Krämer, “Sonuçlarımız, eğitim gibi sosyodemografik faktörlerin ve mevcut mutluluk/iyi hal gibi psikolojik özelliklerin kimin bir romantik ilişkiye gireceğini, kimin girmeyeceğini tahmin etmede yardımcı olduğunu gösteriyor. Daha güçlü bir eğitim odağı ile kalıcı ilişkilerin ertelenmesi arasında bir bağlantı olduğunu gösteren bulgular, önceki sosyolojik araştırmalarla da örtüşüyor.” şeklinde açıklama yaptı.

Uzun süreli bekarlık yalnızlaştırıyor

Ayrıca araştırmacılar, ergenlikten yetişkinliğe geçiş döneminde, sürekli olarak bekar kalan kişiler ile daha sonra ilişki kuran kişiler karşılaştırıldığında, yaşam memnuniyeti, yalnızlık ve depresyon düzeylerinin nasıl geliştiğini inceledi. 

Bulgular, zaman içinde, uzun bir süre boyunca bekar kalan genç yetişkinlerin yaşam memnuniyetinde daha büyük bir düşüş olduğunu ve yalnızlık hislerinin arttığını öne sürüyor. Bu iyi oluş eksiklikleri, insanlar yirmili yaşlarının sonlarına geldiklerinde daha belirgin hale geliyor; ki bu dönem aynı zamanda depresyon belirtilerinin arttığı dönem. Genel olarak, benzer kalıplar hem erkekler hem de kadınlar arasında gözlemlendi.

İlk romantik ilişkinin olumlu etkisi

Makale yazarları, daha sonra gençlerin ilk romantik ilişkisinin, zaman içinde iyi oluş hallerini nasıl etkilediğini inceledi. Gençler ilk romantik ilişkilerine başladıkları anda, iyi oluş halleri birkaç yönden iyileşti; hem kısa hem de uzun vadede daha yüksek yaşam memnuniyeti bildirdiler ve daha az yalnız hissettiler. Bununla birlikte, depresif belirtilerle ilgili böyle bir etki gözlemlenmedi.

Krämer, “Genel olarak, bulgularımız, genç yetişkinlikte uzun süre bekar kalmanın iyi oluş hali üzerinde orta düzeyde risklerle ilişkili olduğunu gösteriyor.” dedi. Krämer’e göre, uzun süre hiç romantik birliktelik yaşamayan insanların yirmili yaşlarının sonlarına geldiklerinde ilk ilişkisinin başlaması daha zor oluyor. 

Kaynak: Journal of Personality and Social Psychology

Son İçerikler