Ana SayfaYaşamEğitimLiseli mucitlerden NASA davetine uzanan başarı hikayeleri

Liseli mucitlerden NASA davetine uzanan başarı hikayeleri

Türkiye’nin farklı şehirlerinden lise öğrencileri, bilim ve teknoloji alanında geliştirdikleri projelerle uluslararası arenada dikkat çekiyor. Parçacık fiziğinden sağlık teknolojilerine, havacılıktan otonom sistemlere uzanan bu çalışmalar, genç mucitlerin yalnızca yarışmalara katılmakla kalmadığını, aynı zamanda bilimsel araştırmalara somut katkılar sunduğunu gösteriyor.

NASA’dan davet alan liseliler

Lise öğrencileri Arda Çetinkaya ve Buket Atalay, geliştirdikleri müon dedektörü projesiyle NASA’dan davet aldı. İki genç, atom altı bir parçacık olan ve fermiyon ailesinde yer alan müonları algılayabilen bir sintilatör dedektör tasarladı. Elektronlara benzeyen ancak yaklaşık 200 kat daha ağır olan müonlar, evrenin erken dönemlerindeki yüksek enerjili süreçlere dair önemli ipuçları taşıyor.

Çetinkaya ve Atalay’ın geliştirdiği dedektör, genellikle yüksek maliyetli sistemlerle tespit edilebilen bu parçacıkları daha erişilebilir yöntemlerle algılamayı amaçlıyor. Öğrenciler, projelerini NASA’nın 8-12 Eylül tarihlerinde ABD’nin Washington eyaletinde, John Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı’nda düzenlenen 2025 Heliofizik Teknolojileri Sempozyumu’nda sundu. Normal şartlarda liseli öğrencilerin katılımının nadir olduğu bu prestijli sempozyum, Harvard, Caltech ve NASA bünyesindeki araştırmacıları bir araya getiriyor.

Çetinkaya “Evrenin nasıl başladığı sorusuna yanıt arayabilmek için bu parçacığın peşinden koşuyoruz. Normal şartlarda bu parçacığı dedekte etmek genellikle pahalı bir iştir. Çünkü çok çok düşük enerji seviyelerinde doğada bulunurlar. Bizse bu parçacığı tespit edebilmek üzerine bir sintilatör, yani bir çeşit dedektör geliştirdik.” dedi.

Genç araştırmacılar, müon dedektörlerinin ileride kanser tanısı, radyasyon ölçümü ve nükleer tesis güvenliği gibi alanlarda da kullanılabileceğine dikkat çekiyor.

Sağlık teknolojisinde yenilikçi bir yaklaşım

Lise öğrencilerinin imza attığı bir diğer proje ise sağlık teknolojileri alanında geliştirildi. “Otomatik İzlemeli Akıllı Ozon Terapi Hastane Yatağı” adı verilen çalışma, uzun süre yatarak tedavi gören hastalarda sıkça görülen bası yaralarına çözüm sunmayı hedefliyor.

Proje geliştiricisi Mehmet Berk Üster “Ozon sisteminde ozon iyileştirici gücüyle dezenfekte edici gücünü kullanmak amacıyla ozon gazı seçtik ve bunu oksijenle seyreltilerek insan sağlığının tehdit etmesini engelledik.” dedi.

Projede, yatak yüzeyine kontrollü şekilde uygulanan ozon gazıyla enfeksiyon riskinin azaltılması amaçlanıyor. Buna ek olarak geliştirilen otomatik pozisyonlandırma sistemi, hastanın vücut basıncını dengeli şekilde dağıtarak yara oluşumunun önüne geçmeyi hedefliyor.

Kısıtlı imkanlarla altın madalya

Genç mucitlerin başarıları bununla da sınırlı kalmadı. Kütahyalı lise öğrencisi Doruk Cengiz, tasarladığı dron ile Kazakistan’da düzenlenen uluslararası bir yarışmaya katılmak istedi. Ancak ülke yasaları nedeniyle dronunu Kazakistan’a sokamayan Cengiz, yarışma alanında kendisine verilen sınırlı malzemelerle sıfırdan yeni bir dron inşa etti.

Cengiz “Dronun yapımından uçurulmasına kadar 21 kriterin hepsinde birinci olarak şampiyon oldum. Şampiyon olmak tabii ki çok güzel bir duygu. Kazakistan’da düzenlenen uluslararası bir yarışmada şampiyon olmak apayrı bir duygu. Çünkü burada ülkemizi temsil ettim. Türk bayrağını birincilik podyumunda gösterdim.” dedi.

Yaklaşık 70 öğrencinin katıldığı yarışmada tüm değerlendirme kriterlerinde birincilik elde eden Doruk Cengiz, altın madalya kazandı. Bu başarı, gençlerin problem çözme ve mühendislik becerilerinin yalnızca hazırlık süreciyle sınırlı olmadığını, sahada da fark yarattığını ortaya koydu.

Otonom sistemlerle final hedefi

Bir başka dikkat çeken çalışma ise Sapanca Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinden geldi. Öğrencilerin tasarladığı otonom döner kanat IHA, insan müdahalesi olmadan hedef tespiti yapabilen ve yük bırakabilen sistem olarak geliştirildi. Proje, bin okul arasından önce ilk 29’a, ardından ilk 9’a girmeyi başardı. 

Genç mucitlere ilham veren bir gün

Başarı hikayeleri, 300 yıl önce henüz 12 yaşındayken ilk yüzme paletlerini icat eden Benjamin Franklin’in doğum yıl dönümünde kutlanan Çocuk Mucitler Günü’nün anlamını bir kez daha hatırlatıyor. Gün, genç mucitlerin başarılarını görünür kılmayı ve daha fazla çocuğu bilimsel yaratıcılığa teşvik etmeyi amaçlıyor.

Türkiye’den çıkan bu projeler, lise çağındaki öğrencilerin doğru destek ve imkanlarla uluslararası bilim dünyasında söz sahibi olabileceğini gösteriyor.

Kaynak: AA, 2N News

Son İçerikler