Ana Sayfaİş Dünyası“Bana değil de o robota mı güveneceksin?”

“Bana değil de o robota mı güveneceksin?”

Yapay zeka destekli finansal danışmanlık hizmetleri giderek yaygınlaşıyor. Bankalar, yatırım şirketleri ve dijital platformlar, kullanıcılara algoritmalar aracılığıyla portföy önerileri sunuyor. Ancak yeni bir akademik çalışma, söz konusu büyük finansal kararlar olduğunda insanların hala yapay zekadan çok romantik partnerlerine, eşlerine güvendiğini gösteriyor. Computers in Human Behavior dergisinde yayımlanan araştırma, bu tercihin arkasında yatan psikolojik nedenleri ve yapay zekaya yönelik güvensizliğin nasıl azaltılabileceğini inceliyor.

Çalışmada, ilişki içinde olan bin 400’den fazla katılımcıyla dört farklı deney yapıldı. Katılımcılardan, düşük riskli ancak daha az getirisi olan bir fon ile yüksek riskli fakat potansiyel getirisi yüksek bir fon arasından seçim yapmaları istendi. Ardından katılımcılara, bu kararlarını değiştirmeleri yönünde farklı kaynaklardan tavsiye verildi. Bu kaynaklar arasında partnerleri, klasik bir robo-danışman, insan benzeri bir yapay zeka ve yapay zekadan tavsiye alan partnerleri yer aldı.

Duygusal bağ, algoritmanın önüne geçiyor

Sonuçlar, katılımcıların finansal tavsiyeyi en yüksek oranda romantik partnerlerinden geldiğinde kabul ettiğini gösteriyor. Araştırmacılara göre bunun iki temel nedeni var. İlki, “algoritma çekincesi” olarak adlandırılan durum. İnsanlar, büyük ve hayati öneme sahip kararlarda yapay zekanın hata yapmasından daha fazla endişe duyuyor. İkinci ve daha güçlü neden ise duygusal güven. Partnerlerin finansal uzmanlıkları olmasa bile, iyi niyetli olduklarına ve karşılarındakinin çıkarını gözettiklerine dair bir inanç var.

Araştırma, güveni iki boyuta ayırıyor: bilişsel güven ve duygusal güven. Bilişsel güven, karşıdaki kaynağın yetkin ve mantıklı olduğuna dair değerlendirmeye dayanırken, duygusal güven ilgi, empati ve bağ hissiyle ilgili. Sonuçlar, finansal tavsiyeyi kabul etmede duygusal güvenin bilişsel güvene kıyasla daha belirleyici olduğunu ortaya koyuyor.

Bununla birlikte, yapay zekaya yönelik güvensizlik tamamen değişmez değil. Yapay zekanın insan benzeri bir şekilde sunulması, örneğin bir isim verilmesi ya da iletişim dilinin daha “insani” hale getirilmesi, kabul oranlarını belirgin biçimde artırıyor. Ayrıca, tavsiyenin doğrudan yapay zekadan değil de, yapay zekayı bir araç olarak kullanan romantik partnerden gelmesi durumunda, katılımcıların tepkisi neredeyse yapay zekadan destek almayan partner tavsiyesiyle aynı oluyor.

Araştırmanın yazarları, bu bulguların finans sektöründe önemli ipuçları sunduğunu belirtiyor. Yapay zekanın tamamen insanın yerini alması yerine, insanlarla iş birliği içinde çalışan, duygusal güven duygusunu destekleyen bir araç olarak konumlandırılması, kullanıcı kabulünü artırabilir. Büyük finansal kararlarda, teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun, insanlar için güven hala büyük ölçüde ilişki ve duygusal bağ üzerinden şekilleniyor.

Kaynak: ScienceDirect

Son İçerikler