Bilim insanları günlük olayları ve anıları sahneler halinde bölerek kaydeden bir sistem keşfetti. “Cut düğmesi” beyni her seferinde film gibi kesip yeni bir “bölüm” başlatıyor.
Beyin hayatı “cut düğmesiyle” sahnelere bölüyor
Bilim insanları, beynimizin hayatı “sahneler” halinde algılamasını sağlayan gizli bir mekanizmayı ortaya çıkardı. Kaliforniya Üniversitesi ve New York Üniversitesi’nden araştırmacılar, beynin “locus coeruleus” (LC) adı verilen, beyin sapında yer alan küçük ancak işlevi büyük bir bölgesinin, geçiş anlarında devreye girerek hafızamızı adeta bir film gibi “kesip” yeni bir bölüm başlattığını buldu.
Bu mekanizma, tıpkı bir video düzenleme programındaki cut düğmesi gibi çalışıyor. Günlük yaşamda ortam veya durum değiştiğinde örneğin mutfaktan çıkıp işe gitmeye başladığımızda beynimiz bu değişimi fark ediyor. O ana kadar yaşadığımız olayı zihinsel olarak paketleyip arşivliyor ve yeni olayı ayrı bir hafıza kaydı olarak başlatıyor. Bu sayede, farklı olayların anıları birbirine karışmıyor ve geçmiş daha net, kronolojik bir şekilde hatırlanabiliyor.
Ölçüm için 3 farklı ileri teknoloji kullanıldı
Bilim insanları, gönüllü katılımcıları deney odasına alarak bilgisayar ekranında çeşitli nesneler gösterdi. Katılımcılar bu nesnelere bakarken kulaklıklarından belli aralıklarla basit ses tonları dinledi. Bu sesler bazen aynı kaldı (aynı kulak, aynı ton), bazen ise hem kulağın yönü hem de tonun frekansı değişti. Ses değiştiğinde, katılımcılar farkında olmasalar da beyinleri “ortam değişti” sinyalini aldı. Araştırmacılar bu geçiş anlarına “olay sınırı” adını verdi.
Beynin “cut düğmesi” tepkisini ölçmek için üç farklı ileri teknoloji yöntemi kullanıldı. Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI) ile beynin hangi bölgelerinin o anda aktif olduğu anlık olarak izlendi. Nöromelanin MRI yöntemiyle, locus coeruleusun (LC) yapısı ve uzun süreli uyarılma örneğin kronik stres gibi durumların bu bölge üzerindeki etkileri incelendi. Pupillometri ise göz bebeğinin büyüyüp küçülme tepkilerini ölçerek beynin uyarılma seviyesini takip etmek için kullanıldı.
Elde edilen bulgular, sesin değiştiği anda LC’nin aktifleştiğini, göz bebeklerinin genişlediğini ve hafızadan sorumlu hipokampüs içinde yer alan dentate gyrus adlı özel bölgede “örüntü ayrımı” sürecinin başladığını gösterdi. “Örüntü ayrımı” basitçe, birbirine benzeyen iki anının karışmaması için ayrı dosyalar halinde saklanması anlamına geliyor.
Locus coeruleus
Locus coeruleus (LC), beynin ana “noradrenalin fabrikası” olarak biliniyor. Heyecan, tehlike, beklenmedik değişiklik ya da yoğun dikkat gerektiren durumlarda salgılanan bu kimyasal, dikkati artırıyor, algıyı keskinleştiriyor ve yeni bilgilerin hafızaya daha hızlı kaydedilmesini sağlıyor.
LC’nin en güçlü bağlantılarından biri, hafızanın oluşumu ve düzenlenmesinde kritik rol oynayan hipokampüs bölgesiyle. LC aktifleştiğinde hipokampüse sinyal göndererek hafıza sistemini “yeniden kuruyor” ve yeni bilgilerin mevcut anılardan ayrılarak bağımsız şekilde saklanmasına olanak tanıyor.
Peki hep böyle mi çalışıyor?
Araştırmacılar, LC’nin kronik olarak yüksek uyarılma durumunda olduğu örneğin uzun süreli stres yaşayan kişilerde bu “cut” tepkisinin zayıfladığını tespit etti. LC sürekli aktif kaldığında, önemli geçiş anlarında gerekli net sinyali gönderemiyor. Bu durum, hayatın zihinsel bölümlerinin bulanıklaşmasına ve olayların hafızada iç içe geçmesine yol açabiliyor.
Keşif, hafıza bozuklukları, dikkat eksikliği ve travma sonrası stres bozukluğu gibi rahatsızlıkların anlaşılması açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Çünkü beynin “cut düğmesi” düzgün çalışmadığında, geçmiş olaylar birbirine karışabilir, önemli anılar silikleşebilir ve günlük yaşamın net bir zaman çizelgesi bozulabilir.
Kaynak: Neuron