Ana SayfaYaşamSağlıkPankreas kanserine aşı  

Pankreas kanserine aşı  

Pankreas kanserinin en yaygın türü olan pankreas duktal adenokarsinom (PDAC), iyi huylu kistlerden ve lezyonlardan yavaşça ilerlediği için çoğu zaman hastalık ileri evreye ulaşmadan teşhis edilemiyor. Pankreas kanserine yakalanan kişilerin yüzde 10’unun genetik yatkınlığının olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bunun hastalık ortaya çıkmadan önce önleyici müdaheleler için bir fırsat olduğunu düşünen araştırmacılar yeni bir aşı keşfetti. 

Johns Hopkins Üniversitesinden araştırmacılar, pankreas kanseri ve pankreatik lezyonlarda en sık görülen genetik değişikliklerden KRAS genindeki mutasyonları hedef alan bir aşının ileri seviye hastalarda etki edip etmeyeceğine dair bir çalışma yürüttü.  

Cancer Discovery dergisinde yayınlanan faz 1 klinik araştırmasında, geliştirilen kanser aşısının bağışıklık sisteminde virüsleri, bakterileri ve kanserli hücreleri doğrudan yok eden“T hücresi” tepkisi oluşturduğu ve pankreas lezyonlarının kansere ilerlemesini yavaşlattığı belirtildi.  Bulgular, bu tedavinin işe yarayacağına dair umut vadederken, daha kapsamlı deneylerde araştırmanın gelişeceği düşünülüyor.   

The Scientist’e konuşan araştırmanın baş yazarı Onkolog Elizabeth Jaffe, “Bu henüz sadece bir başlangıç, fakat bulgular bağışıklık sisteminin aktive olduğunu gösteriyor.” dedi. 

KRAS mutasyonlarına odaklandılar 

Araştırmacılar, pankreas kanserinde en sık görülen altı KRAS (mKRAS) mutasyonunu belirleyerek peptit esaslı bir aşıda birleştirdi. Öncesinde, monoklonal antikor tedavisi görenveya ameliyat olmuş ve kanser tedavisi gören pankreas hastalarına tanıtılmadan önce araştırmacılar, aşının güvenli olduğunu ve KRAS’a özgü T hücrelerini uyandırdığını belirtti.  

Deney sırasında pankreas kanseri açısından genetik yatkınlık taşıyan fakat pankreasında henüz kansere dönüşmemiş kist veya lezyon bulunan hastalar toplandı. Araştırmacılar peptit esaslı mKRAS iğnelerini 20 kişiye dört doz halinde uyguladı. Son temel dozdan dört hafta sonra da bir hatırlatma dozu uygulandı. Araştırmacılar, her iğne ve son dozdan dört hafta sonra hastaların bağışıklık tepkisini değerlendirmek amacıyla periferik kan mononükleer hücreler (PBMC) içeren kan örnekleri topladı.  

Araştırma sonunda hastalarda sadece yorgunluk, üşüme ve grip semptomları gibi hafif yan etkiler görüldü ve tüm semptomlar bir süre sonra kendiliğinden geçti. Hastaların aşı öncesi ve sonrasındaki T hücreleri karşılaştırıldığında, araştırmacılar KRAS mutasyonuna karşı gelişen T hücresi tepkisinin ortalama 18.2 kat arttığını tespit etti. Her ne kadar immünojenitede veya genel bağışıklık tepkisinde değişiklikler görseler de katılımcıların yarısı peptitlere karşı güçlü bir direnç gösterdi.   

Pankreas kanseri riski taşıyan kişilerde denendi

16.5 aylık takip süresi boyunca, araştırmacılar aşı alan katılımcıların hiçbirinin iyi huylu kist veya lezyon geliştirmediğini vurguladı. Aksine, katılımcılardan üçünün kistleri tamamen kaybolmuş, diğer üç katılımcının lezyonları küçülmüş, geriye kalan katılımcıların ise lezyonları sabit kalmıştı. Benzer zaman dilimi içerisinde aşılanmış hastalar ile aşılanmamış bir grubu karşılaştırdığında, aşılanmamış grupta hastalığın ilerlemesinin daha sık olduğu görüldü. Son aşıdan bir ila iki yıl sonra hastaların isteğe bağlı kontrol ziyaretlerinde bazı hastalarda aşının hem CD4+ hem de CD8+ T hücrelerini uzun süre uyardığı görüldü. Bu hücrelerin sayısının zamanla azaldığı gözlemlense de KRAS antijeni ile karşılaştırıldığındagüçlü şekilde çoğalabilecekleri belirtildi.  

Elizabeth Jaffe, araştırmanın yüksek riskli hastalarda kanser gelişiminin durdurulması ve önlenebilmesi için daha fazla desteğe ihtiyaç duyduklarını, hangi aşının hangi hastada en iyi sonuç vereceği ve aşının ne zaman uygulanmasının doğru olacağı gibi soruların yanıtlanması için daha kapsamlı klinik çalışmaların yapılması gerektiğini vurguladı. 

Makalenin ortak yazarı Neeha Zaidi, “Günün sonunda çalışma, insanlarda pankreas kanserini önlemesi adına geliştirilmiş aşı kullanımı için ilk klinik kanıtlardan birini temsil ediyor.” dedi.  

Kaynak: Cancer Discovery, AACR

Son İçerikler