Biyoteknoloji şirketi Revel Pharmaceuticals’in ekibi, Calico şirekti ve Colorado Üniversitesinden araştırmacılarla birlikte, hücrelerimizde yaşlandıkça biriken ve dokularımızı sertleştiren bir tür protein hasarını tersine çevirebilen özel bir enzim geliştirdiklerini duyurdu. Nature Communications dergisinde yayınlanan araştırma, bu alanda uzun zamandır aranan bir çözüme işaret ediyor.
Bilim dünyasında CML olarak bilinen bu madde, deri, kan damarları ve gözümüzdeki proteinlere yapışarak zamanla birikiyor. Söz konusu birikim, dokuları sertleştiriyor ve vücutta kronik iltihaplanmaya yol açıyor. Üstelik CML, ilginç bir şekilde, etin veya ekmeğin kızarmasına neden olan o meşhur Maillard reaksiyonuyla da akraba. Yani lezzetli bir kızarmaya sebep olan kimyasal süreç, vücudumuzda istenmeyen bir yaşlanma izine de dönüşebiliyor.
Geri döndürülemez denilen hasar geri döndürüldü
Şimdiye kadar bilim insanları bu hasarın geri döndürülemez olduğunu düşünüyordu. Var olan yöntemler sadece yeni hasarı önlemeye odaklanıyordu, birikmiş olanı temizlemek mümkün değildi. Araştırmacılar bu sorunu çözmek için “yönlendirilmiş evrim” adı verilen bir teknik kullandı. Doğada bulunan bir mikrobiyal enzimi başlangıç noktası alarak, beş aşamalı bir geliştirme sürecinden geçirdiler ve tam 500 milyondan fazla enzim varyantını test ettiler. Sonunda ortaya “CMLase” adını verdikleri enzim çıktı.
Araştırmacılar enzimi, laboratuvarda hasar verilmiş proteinler üzerinde, insan göz merceği dokularında ve insan derisi ile arter örneklerinde test etti. Sonuçlar oldukça çarpıcıydı; yapay olarak hasar verilmiş proteinlerde, enzim gece boyunca uygulandığında CML birikiminin yüzde 97’sini temizleyebildi. Altmış dört yaşındaki bir kişiye ait göz dokusunda birikim yüzde 45 azaldı. Yaşlı bireylere ait arter dokularında bu oran yüzde 70’i aştı, deri dokularında ise yüzde 55’e ulaştı.
Çalışmanın önemi konusunda araştırmacılar, bunun, yaşlanmanın moleküler izlerinden birinin gerçekten tersine çevrilebileceğini gösteren ilk somut kanıtlardan biri olduğunu söylüyor. Öte yandan, henüz insanlarda kullanılabilecek bir tedavi anlamına gelmiyor. Enzimin canlı bir vücutta güvenle çalışıp çalışmayacağı, hedef dokulara ulaşıp ulaşamayacağı ve gerçekten iltihabı azaltıp dokuları onarıp onarmayacağı hala test edilmesi gereken sorular arasında. Ancak bilim insanları, bu yöntemin ileride başka yaşlanma izlerine de uyarlanabileceğini ve deri, damar ya da göz dokularını onaran yeni tedavilerin önünü açabileceğini söylüyor.
Kaynak: Nature Communications

