Northumbria Üniversitesi öncülüğünde yürütülen ve James Webb Space Telescope (JWST/James Webb Uzay Teleskobu) verilerine dayanan araştırma, Satürn’ün farklı hızlarda dönüyor gibi görünmesinin ardındaki gizemin auroralardan kaynaklandığını öne sürdü. Fiziksel olarak mümkün olmadığı düşünülen hız değişimi; uzun süredir gezegen biliminde açıklanamayan bir olguydu. Özellikle Cassini verileri, gezegenin radyo sinyallerine göre Satürn’ün farklı hızlarda döndüğünü düşündürüyordu.
JWST ile yapılan yüksek hassasiyetli ölçümler, Satürn’ün kuzey kutup ışıklarının bulunduğu bölgede sıcaklık ve parçacık yoğunluğunun detaylı bir haritasını çıkardı. Veriler, auroraların atmosferi belirli bölgelerde ısıttığını ve bu ısı farkının güçlü rüzgarlar oluşturduğunu gösteriyor. Rüzgarlar gezegenin üst atmosferinde elektrik akımları üretiyor ve akımlar, Satürn’ün dönüşünü ölçmek için kullanılan sinyalleri etkileyerek gezegenin hızlanıp yavaşlıyormuş gibi görünmesine neden oluyor.
Baş araştırmacı Profesör Tom Stallard, “Gördüğümüz şey esasen gezegensel bir ısı pompası. Satürn’ün auroraları atmosferini ısıtıyor, atmosfer rüzgarları harekete geçiriyor, rüzgarlar auroraları besleyen akımlar üretiyor ve böylece devam ediyor. Sistem kendini besliyor.” dedi.
Ayrıca sistem kendi kendini sürdüren bir döngü olarak devam ediyor. Aurora atmosferi ısıtıyor, ısınan atmosfer rüzgarları oluşturuyor, rüzgarlar elektrik akımlarını tetikliyor ve bu akımlar tekrar aurorayı güçlendiriyor. Böylece gezegenin atmosferi ile manyetik alanı arasında sürekli bir enerji alışverişi gerçekleşiyor.
Araştırmacılara göre keşif yalnızca Satürn’e özgü durumu açıklamıyor. Gezegen atmosferlerinin uzay ortamıyla nasıl etkileştiğine dair genel anlayışı da değiştiriyor. Benzer mekanizmaların diğer gaz devlerinde ve hatta Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerde de bulunabileceği düşünülüyor.

