Ana SayfaNedenBiyolojiEn ölümcül kanserde tüm tümörler yok edildi 

En ölümcül kanserde tüm tümörler yok edildi 

En ölümcül kanser türlerinden biri olan pankreas kanserinin tedavisi için yeni bir kapı aralandı. İspanya Ulusal Kanser Araştırma Merkezi’ndeki (CNIO) araştırmacılar, üçlü bir tedavi kombinasyonu kullanarak deneysel fare modellerinde ilk kez pankreas tümörlerini tamamen ortadan kaldırdı. Pankreas kanseri; akciğer kanseri, karaciğer kanseri, beyin tümörleri ve melanomla (cilt kanseri) birlikte en tehlikeli kanser türleri arasında yer alıyor. Pankreas kanserinin ölüm oranı genellikle yüzde 98 olarak açıklanıyor ve hastaların sadece yüzde 6’sı beş yıldan uzun süre yaşayabiliyor. 

Çalışmada bilim insanları, en yaygın tümör türü pankreas duktal adenokarsinomuna odaklandı. Araştırmacılar, pankreas kanserinin üç kilit yönünü hedef alan bir strateji geliştirdi; tümörü başlatan mutasyon (KRAS) ve kanserin çoğalmasını, hayatta kalmasını, büyümesini teşvik eden iki protein (EGFR ve STAT3). Altı yıllık çalışmanın ardından bu üçlü tedavinin etkinliği kanıtlandı. Sonuçlar, bilimsel dergi Proceedings of the National Academy of Sciences’ta (PNAS) yayımlandı.

Çalışma nasıl yapıldı? 

Üçlü tedavi; biri tümör hücreleri yerleştirilmiş, biri genetik olarak değiştirilmiş ve biri insan kanser hücreleri taşıyan üç deneysel fare modelinde test edildi. 

Pankreasına tümör hücreleri yerleştirilmiş fareler, inhibitör kombinasyonuyla tedavi edildi. Özellikle, bir KRAS inhibitörü olan RMC-6236; bir EGFR inhibitörü olan afatinib; ve bir STAT3 bozucu olan SD36 kullanıldı. İnhibitörler, kimyasal bir reaksiyonun gerçekleşmesini yavaşlatan ya da durduran moleküllere verilen ad. Bu deney, pankreas tümörlerinin tamamen ve kalıcı olarak gerilemesiyle sonuçlandı.

Deney hayvanları, en az 250 gün boyunca belirgin bir değişiklik göstermeden hayatta kaldı. Pankreas analizinde tümör kalıntısı veya çevresinde dokuya (stroma olarak bilinir) rastlanmadı. Bu nedenle fareler “tümörsüz” olarak tanımlanabilir. 

Daha sonra araştırmacılar, insan tümörlerinin özelliklerine bir adım daha yaklaşmak amacıyla, üçlü tedaviyi genetiği değiştirilmiş farelerde test etti. Hayvanların hepsinde tümör yükünde azalma gözlemlendi. On iki farenin dokuzunda tümörler tamamen geriledi ve bu fareler en az 100 gün hastalıksız, nüks etmeden yaşadı.

Araştırmanın lideri Profesör Mariano Barbacid

Başka bir testte ise RMC-6236 tek başına (monoterapi olarak) kullanıldığında tüm farelerde sağkalım iki katına çıktı ancak tedaviyi tamamlayan olmadı.

Son olarak araştırma grubu, altı insan hastasından alınan tümörleri toplam 18 bağışıklığı baskılanmış fareye enjekte etti. Bu tümörler hastalardakiyle aynı özelliklere sahip olmasa da, bazı özelliklerini korudu. Üçlü tedavi uygulanan 18 fareden 16’sında tümör kayboldu. 120 günlük tedavi süresinin 80’inci gününe kadar hiç nüks gözlemlenmedi. 

İnsanlarda ne zaman kullanılabilir? 

Çalışma, CNIO Deneysel Onkoloji Grubu Direktörü Mariano Barbacid liderliğinde yürütüldü. Araştırmacılar, bu tümörlerde “önemli ve kalıcı bir gerileme” sağlamanın yanı sıra, üçlü tedavinin hayvanlarda “kayda değer bir toksisiteye” neden olmadığını vurguladı.

Barbacid, üçlü tedavinin insanlar üzerinde klinik deney aşamasına gelmesinin uzun bir süreç alacağını, çünkü bunun için finansman ve ilgili düzenleyici süreçlerden geçilmesi gerektiğini açıkladı. İspanyol araştırmacı, eğer her şey hızlı ilerlerse bu çalışmaların üç yıl içinde başlayabileceğini umut ediyor. 

Öte yandan, biyoteknoloji şirketi Revolution Medicines tarafından geliştirilen ve daraxonrasib olarak da bilinen KRAS inhibitörü “RMC-6236”nın bu yıl sonunda veya 2027 başlarında onay alabileceği belirtildi. Şirketin açıklamasına göre bu metastatik inhibitör, 14 aylık bir sağkalım (yaşamını sürdürme) oranı sağlayarak kemoterapiden elde edilen sağkalımı ikiye katlıyor.

Kaynak: PNAS

Son İçerikler