Ana SayfaYaşamÇevreKutuplarda kirlilik hayvanlar üzerinden izleniyor

Kutuplarda kirlilik hayvanlar üzerinden izleniyor

Yıldız Teknik Üniversitesinden araştırmacılar, Türkiye’nin resmi kutup seferleri kapsamında Antarktika’da yürüttükleri çalışmalarla bölgedeki çevresel kirliliği araştırıyor. Bu kapsamda bilim insanları, Türk Bilimsel Araştırma Kampı’nın bulunduğu Horseshoe Adası çevresinden fok, penguen ve balinalardan dışkı örnekleri topladı. Toplanan örnekler, Antarktika gibi insan yerleşiminin bulunmadığı kıtada çevresel kirliliğin hangi düzeye ulaştığını anlamak amacıyla kullanılıyor.

Antarktika, kalın buz tabakalarıyla kaplı olması ve dünya iklimini etkileyen sistemlerde önemli rol oynaması nedeniyle bilim insanları için çok özel bir bölge. Uzun süre “dünyanın en temiz kıtası” olarak görülse de, son araştırmalar hava ve okyanus akımlarıyla taşınan kirliliğin buraya kadar ulaşabildiğini gösteriyor. Bu yüzden Antarktika’daki canlılar, küresel çevre kirliliğinin ne kadar yayıldığını anlamak için önemli bir gözlem imkanı sunuyor.

Fok, penguen ve balinalar besin zincirinin en üstünde yer aldığı için çevredeki zararlı maddeler zamanla vücutlarında birikiyor ve dışkı yoluyla da dışarı atılıyor. Bilim insanları dışkı örneklerini inceleyerek bölgede kirlilik olup olmadığını ve ne düzeyde olduğunu anlayabiliyor. Bu nedenle dışkı örnekleri, Antarktika’daki çevre kirliliğini takip etmek için önemli bir gösterge olarak kullanılıyor.

Yerli imkanlarla analiz ediliyor

Araştırma kapsamında Antarktika’dan toplanan numuneler, kimyasal yapıların bozulmaması için Türkiye’de eksi 80 derecede muhafaza ediliyor ve laboratuvar ortamında detaylı bir şekilde analiz ediliyor. Çalışmalarda, yüksek maliyetli ve karmaşık cihazlara ihtiyaç duymadan geliştirilen yerli analiz yöntemleri kullanılıyor. Bu sayede Antarktika çevresinde normalde bulunmaması gereken kirleticilerin türü ve yoğunluğu belirlenmeye çalışılıyor.

Çalışmanın yürütücülerinden Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezgin Bakırdere, kullanılan yöntemlere dikkat çekerek, “Hem alım hem de işletim maliyeti çok yüksek olan cihazların yapabileceği analizleri, kendi laboratuvarımızda çok daha basit ama yüksek doğruluk sağlayan analitik yöntemlerle gerçekleştirebiliyoruz” ifadelerini kullandı. Bakırdere, bu yaklaşımın Antarktika gibi hassas ekosistemlerde kirliliğin izlenmesi açısından önemli bir avantaj sağladığını vurguladı.

Çalışmayla, Antarktika’daki çevresel kirliliğin boyutu tespit edilerek, önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınmasına zemin hazırlanması hedefleniyor.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Son İçerikler